• borç

    çığlıklarımı duymayan insanların da gittiği
    işte geldi günün en sağır saati.
    sokaktaki o anlamsız uğultu çoktan kesilmiş,
    sadece buzdolabının sinir bozucu inlemesi var.
    bir de göğüs kafesimde taşıdığım o devasa çürüme.

    eskiden ellerime bakıp,
    bunlarla bir şeyler inşa edebilirim sanardım.
    şimdi masanın üzerinde duran ellerime bakıyorum;
    sadece dokunduğu her şeyi kirleten,
    yanlışlıkla bile olsa güzel olan ne varsa kırıp döken
    sigara ve ucuz içki içmekten başka işe yaramayan,
    berbat şiirlerin altına imzasını atan
    iki nasırlı, paslı işe yaramaz birer et parçası.
    ve ben bu ellerin sahibinden öyle iğreniyorum ki,
    bileklerimi kesmemek için dişlerimi sıkıyorum.

    çekmecede o küçük kavanoz duruyor.
    içindeki beyaz haplar,
    hayatım boyunca vereceğim en mantıklı karar olmak için
    sessizce bekliyor.
    bir bardak bayat suyla
    bütün bu rezilliği, bu utanç verici varoluşu yıkayıp atmak...
    temizlenmek, dünyayı da temizlemek
    çok kolay aslında.

    çünkü ben,
    yaşamasının bile topluma ziyan olduğu,
    nefesiyle havayı zehirleyen o lanet adamım.
    dünyanın bana hiçbir borcu yok.
    aksine, benim bu dünyaya
    sessizce, iz bırakmadan
    siktir olup gitme borcum var.

    -dante

    #poem
    borç çığlıklarımı duymayan insanların da gittiği işte geldi günün en sağır saati. sokaktaki o anlamsız uğultu çoktan kesilmiş, sadece buzdolabının sinir bozucu inlemesi var. bir de göğüs kafesimde taşıdığım o devasa çürüme. eskiden ellerime bakıp, bunlarla bir şeyler inşa edebilirim sanardım. şimdi masanın üzerinde duran ellerime bakıyorum; sadece dokunduğu her şeyi kirleten, yanlışlıkla bile olsa güzel olan ne varsa kırıp döken sigara ve ucuz içki içmekten başka işe yaramayan, berbat şiirlerin altına imzasını atan iki nasırlı, paslı işe yaramaz birer et parçası. ve ben bu ellerin sahibinden öyle iğreniyorum ki, bileklerimi kesmemek için dişlerimi sıkıyorum. çekmecede o küçük kavanoz duruyor. içindeki beyaz haplar, hayatım boyunca vereceğim en mantıklı karar olmak için sessizce bekliyor. bir bardak bayat suyla bütün bu rezilliği, bu utanç verici varoluşu yıkayıp atmak... temizlenmek, dünyayı da temizlemek çok kolay aslında. çünkü ben, yaşamasının bile topluma ziyan olduğu, nefesiyle havayı zehirleyen o lanet adamım. dünyanın bana hiçbir borcu yok. aksine, benim bu dünyaya sessizce, iz bırakmadan siktir olup gitme borcum var. -dante #poem
    Like
    Love
    5
    1 Yorumlar 0 hisse senetleri 235 Görüntülenme
  • peşin ödenmiş cehennem.

    sabahın dördü.
    ucuz viski şişesinin dibindeki o bulanık tortu,
    masanın üstünde devrilmiş kül tablası
    ve ciğerlerime saplanan o kuru öksürük.
    ev sahibi kapıyı yumruklayana kadar
    burası benim cehennemim.
    ve tanrı biliyor ya,
    kirası peşin ödenmiş en dürüst yer burası.
    ​daktilonun şeridi bitti,
    tıpkı cebimdeki bozukluklar
    ve gençliğim gibi.
    aynalardan kaçıyorum artık.
    çünkü orada duran herif;
    hiçbir kadının sevmeye tenezzül etmediği,
    hiçbir sokak köpeğinin yüzüne bakmadığı
    o yarım kalmış enkaz.
    sevilmek mi?
    o sadece filmlerde
    ve perdeleri çekili sıcak odalarda olurdu.
    bana ise hep son otobüsün kaçışı,
    soğuk çarşaflar ve
    bir kadeh daha koyarken titreyen parmaklar kaldı.
    ​pişmanlık dedikleri şey
    gece yarısı boğazına tıkanan bir parça safra.
    daha iyi bir adam olabilirdim belki...
    gömleğimi ütüler,
    bir kadının saçlarını koklar,
    ve her akşam aynı aptal işten eve dönerdim.
    ama ben sokakları seçtim,
    kaybedenlerin o sidik kokulu arka bahçelerini.
    ​şimdi bu leş gibi odadayım.
    duvardaki çatlaklara bakıp sırıtıyorum.
    hayat dedikleri koca bir şaka dostum,
    ve içkiyi bırakırsam
    espriyi kaçırırım diye korkuyorum.
    şerefe,
    hiç gelmemiş ve hiç gelmeyecek olan o aşka.


    -dante.

    #poem
    peşin ödenmiş cehennem. sabahın dördü. ucuz viski şişesinin dibindeki o bulanık tortu, masanın üstünde devrilmiş kül tablası ve ciğerlerime saplanan o kuru öksürük. ev sahibi kapıyı yumruklayana kadar burası benim cehennemim. ve tanrı biliyor ya, kirası peşin ödenmiş en dürüst yer burası. ​daktilonun şeridi bitti, tıpkı cebimdeki bozukluklar ve gençliğim gibi. aynalardan kaçıyorum artık. çünkü orada duran herif; hiçbir kadının sevmeye tenezzül etmediği, hiçbir sokak köpeğinin yüzüne bakmadığı o yarım kalmış enkaz. sevilmek mi? o sadece filmlerde ve perdeleri çekili sıcak odalarda olurdu. bana ise hep son otobüsün kaçışı, soğuk çarşaflar ve bir kadeh daha koyarken titreyen parmaklar kaldı. ​pişmanlık dedikleri şey gece yarısı boğazına tıkanan bir parça safra. daha iyi bir adam olabilirdim belki... gömleğimi ütüler, bir kadının saçlarını koklar, ve her akşam aynı aptal işten eve dönerdim. ama ben sokakları seçtim, kaybedenlerin o sidik kokulu arka bahçelerini. ​şimdi bu leş gibi odadayım. duvardaki çatlaklara bakıp sırıtıyorum. hayat dedikleri koca bir şaka dostum, ve içkiyi bırakırsam espriyi kaçırırım diye korkuyorum. şerefe, hiç gelmemiş ve hiç gelmeyecek olan o aşka. -dante. #poem
    Like
    Love
    7
    0 Yorumlar 0 hisse senetleri 273 Görüntülenme
  • oysa bir tanrı var, güler
    süslü sunakların damaskos örtülerine,
    altın kadehlere, buhurdanlıklara;
    ve uykuya dalar ninnisiyle duaların.

    arthur rimbaud. kötülük

    #poem
    oysa bir tanrı var, güler süslü sunakların damaskos örtülerine, altın kadehlere, buhurdanlıklara; ve uykuya dalar ninnisiyle duaların. arthur rimbaud. kötülük #poem
    Like
    Love
    4
    0 Yorumlar 0 hisse senetleri 289 Görüntülenme
  • yabancı.


    isterdim ben de sizin gibi olmayı;
    sıradan bir hayata sahip, sıradan bir adam.
    olduğum şeyi bile olamadım aslında.
    kim var o aynada?
    göremiyorum kimseyi,
    acınası yabancıdan başka.
    derdi zaten annem: "sadece bir hataydın."
    olmaması gereken, kusurlu ve sevilmeyen...
    kızardım geceleri tanrı'ya.
    neden yarattı bana sormadan?
    doğandan, ölenden; doğuran ve öldürenden,
    nefret ettim herkesten ve her şeyden.
    en çok da kendimden.
    geldiğim günden gittiğim güne dek...
    hiçbir şeyi başaramadım, başarısız olmaktan başka.

    her gün, her gece...
    avlıyor hatıralar yorgun ruhumu.
    serumlar içinde yatıyor,
    yatağında kıvranıyorsun.
    ruhsuzca,
    sana bakıyorum.
    hissettiğim tek şey var,
    koca bir tiksinti.
    bilmem,
    neydi işim sefil bir beceriksizle?
    tek kişiydik biz!
    kestin bileklerini ve bitirdin beni de kendi ellerinle.

    tam da dediği gibiydik annemin:
    yok edilmesi gereken bir hata.

    -dante.

    #poem
    yabancı. isterdim ben de sizin gibi olmayı; sıradan bir hayata sahip, sıradan bir adam. olduğum şeyi bile olamadım aslında. kim var o aynada? göremiyorum kimseyi, acınası yabancıdan başka. derdi zaten annem: "sadece bir hataydın." olmaması gereken, kusurlu ve sevilmeyen... kızardım geceleri tanrı'ya. neden yarattı bana sormadan? doğandan, ölenden; doğuran ve öldürenden, nefret ettim herkesten ve her şeyden. en çok da kendimden. geldiğim günden gittiğim güne dek... hiçbir şeyi başaramadım, başarısız olmaktan başka. her gün, her gece... avlıyor hatıralar yorgun ruhumu. serumlar içinde yatıyor, yatağında kıvranıyorsun. ruhsuzca, sana bakıyorum. hissettiğim tek şey var, koca bir tiksinti. bilmem, neydi işim sefil bir beceriksizle? tek kişiydik biz! kestin bileklerini ve bitirdin beni de kendi ellerinle. tam da dediği gibiydik annemin: yok edilmesi gereken bir hata. -dante. #poem
    Like
    Love
    Sad
    10
    3 Yorumlar 0 hisse senetleri 316 Görüntülenme
  • bir mavi kuş var yüreğimde
    çıkmaya can atan
    ama ben ondan güçlüyüm,
    kal diyorum ona,
    kimsenin seni görmesine izin veremem.

    bir mavi kuş var yüreğimde
    çıkmaya can atan
    ama viski döküyorum üstüne
    sigara dumanına boğuyorum,
    fahişeler, barmenler ve bakkal çırakları
    hiçbir zaman bilmiyorlar onun orada olduğunu.

    Bir mavi kuş var yüreğimde
    çıkmaya can atan
    ama ben ondan güçlüyüm,
    yat aşağı diyorum ona,
    beni tamamen mahvetmek mi niyetin?
    avrupa'daki kitap satışlarını sabote etmek mi?

    bir mavi kuş var yüreğimde
    çıkmaya can atan
    ama zekiyim. sadece geceleri izin veriyorum çıkmasına,
    herkes yattıktan sonra.
    orada olduğunu biliyorum,
    derim ona, kederlenme artık.

    sonra yerine koyarım yine ama hafifçe öter,
    tamamen ölmesine de izin vermiyorum
    ve birlikte uyuyoruz
    gizli antlaşmamızla,
    ve insanı ağlatacak kadar güzel,
    ama ben ağlamam,
    ya siz?

    mavi kuş. charles bukowski.

    #poem
    bir mavi kuş var yüreğimde çıkmaya can atan ama ben ondan güçlüyüm, kal diyorum ona, kimsenin seni görmesine izin veremem. bir mavi kuş var yüreğimde çıkmaya can atan ama viski döküyorum üstüne sigara dumanına boğuyorum, fahişeler, barmenler ve bakkal çırakları hiçbir zaman bilmiyorlar onun orada olduğunu. Bir mavi kuş var yüreğimde çıkmaya can atan ama ben ondan güçlüyüm, yat aşağı diyorum ona, beni tamamen mahvetmek mi niyetin? avrupa'daki kitap satışlarını sabote etmek mi? bir mavi kuş var yüreğimde çıkmaya can atan ama zekiyim. sadece geceleri izin veriyorum çıkmasına, herkes yattıktan sonra. orada olduğunu biliyorum, derim ona, kederlenme artık. sonra yerine koyarım yine ama hafifçe öter, tamamen ölmesine de izin vermiyorum ve birlikte uyuyoruz gizli antlaşmamızla, ve insanı ağlatacak kadar güzel, ama ben ağlamam, ya siz? mavi kuş. charles bukowski. #poem
    Love
    Like
    Angry
    5
    1 Yorumlar 0 hisse senetleri 328 Görüntülenme
  • yaşam yolumuzun ortasında,
    karanlık bir ormanda buldum kendimi,
    çünkü doğru yol yitmişti.

    ah... içimdeki korkuyu tazeleyen,
    balta girmemiş o sarp, güçlü ormanı anlatabilmek ne zor!

    öyle acı verdi ki, ölüm acısı sanki;
    ama ben, orada bulduğum iyilikten söz edeceğim,
    gördüğüm başka şeyleri söyleyeceğim.

    oraya nasıl girdiğimi bilemeyeceğim,
    öyle uykum gelmişti ki doğru yolu bırakıp gittiğimde.

    ama yüreğimin içine,
    korku salan vadinin bittiği tepenin eteğine geldiğimde,

    yukarı çevirdim gözlerimi,
    omuzlarını gördüm onun,
    herkese her yerde yol gösteren gezegenin ışınları içinde.

    kantolar-1. ilahi komedya.

    #poem
    yaşam yolumuzun ortasında, karanlık bir ormanda buldum kendimi, çünkü doğru yol yitmişti. ah... içimdeki korkuyu tazeleyen, balta girmemiş o sarp, güçlü ormanı anlatabilmek ne zor! öyle acı verdi ki, ölüm acısı sanki; ama ben, orada bulduğum iyilikten söz edeceğim, gördüğüm başka şeyleri söyleyeceğim. oraya nasıl girdiğimi bilemeyeceğim, öyle uykum gelmişti ki doğru yolu bırakıp gittiğimde. ama yüreğimin içine, korku salan vadinin bittiği tepenin eteğine geldiğimde, yukarı çevirdim gözlerimi, omuzlarını gördüm onun, herkese her yerde yol gösteren gezegenin ışınları içinde. kantolar-1. ilahi komedya. #poem
    Like
    Love
    4
    0 Yorumlar 0 hisse senetleri 317 Görüntülenme